seni sevmeyen ölsün be

Adnan Oktar (Harun yahya) hocam seni sevmeyen ölsün 

Peygamber Efendimiz (sav), Allah’ın “… ancak o,          Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur.” (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi insanlar için son peygamber olarak gönderilen,     Allah’ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah’a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı, Allah’ın dostu, Rabbimiz’in Katında üstünlüğü olan, müminlerin de dostu, en yakını ve velisidir.

  

Allah, “Gerçek şu ki, Biz senin üzerine ‘oldukça ağır’ bir söz (vahy) bırakacağız” (Müzzemmil Suresi, 5) ayetiyle de bildirdiği gibi son peygamber olan Hz. Muhammed (sav)’e önemli bir sorumluluk vermiştir. Peygamberimiz (sav) ise, Allah’a olan güçlü imanı ile,        Allah’ın kendisine verdiği sorumluluğu en güzeliyle yerine getirmiş, insanları Allah’ın yoluna, hidayete davet etmiş ve tüm inananların yol göstericisi ve aydınlatıcısı olmuştur.

  

Peygamberimiz (sav)’i görmemiş olsak bile, Kuran ayetlerinden ve hadis-i şeriflerden, güzel tavırlarını, konuşmalarını, gösterdiği güzel ahlakı tanıyabilir, ona benzemek, ahirette onunla yakın bir dost olabilmek için elimizden gelen çabayı en fazlasıyla gösterebiliriz. Günümüzde insanlar, özellikle de gençler birçok insanı kendilerine örnek almakta, onların tavır ve konuşmalarına, üsluplarına, giyim tarzlarına özenmekte, onlar gibi olmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu insanların büyük bir çoğunluğu doğru yolda olmadığı gibi, tavır ve ahlak güzelliğine de sahip değildirler. Bu nedenle insanları doğru olana, en güzel ahlak ve tavıra özendirmek önemli bir sorumluluktur. Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi, Hz. Muhammed (sav)’dir. Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirmektedir:

  

Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21)

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) gibi diğer peygamberler de, Allah’ın müminler için örnek kıldığı, Allah’ın razı olduğu kişilerdir. Allah, Yusuf Suresi’nde şöyle bildirmektedir:

  

Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur’an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin ‘çeşitli biçimlerde açıklaması’ ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111)

  

Bu kitabın hazırlanış amacı da Peygamberimiz (sav)’i birçok yönüyle tanıtmak, onun ahlakını örnek alan insanlardan oluşan bir topluluğun ne kadar üstün özelliklere ve güzelliklere sahip olacağını göstererek, insanları Peygamberimiz (sav)’in ahlakına özendirmektir. Peygamberimiz (sav)’in”Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Resulü’nün sünneti”1 hadis-i şeriflerinde de bildirdiği gibi, Müslümanların en önemli iki yol göstericisi Kuran ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetidir. Peygamber Efendimiz (sav) hem güzel ahlakı ile insanlara örnek olmuş, hem de insanları güzel ahlaklı olmaya çağırmıştır. “Müminin mizanında en ağır basacak şey güzel ahlaktır. Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan kimseye buğz eder” 2buyuran Peygamberimiz (sav), bir sözünde de “Ruhumu kudret altında tutan Allah’a yemin ederim ki cennete sadece güzel ahlak sahipleri girer 3 demiştir.

  

Peygamberimiz (sav)’in izinden giden Müslümanların da, hem tüm insanlığa güzel ahlakları ve iyi huyları ile örnek olmaları, hem de sözlü ve yazılı olarak onları güzel ahlaka davet etmeleri gerekir. 

 Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. İnkar edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler.

(Kehf Suresi, 56)

  

Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.

(Kehf Suresi, 57)                    

                                                          

 

 

HADİS KÖŞESİ

          

          Peygamber Efendimiz (sav)’in Şirk ile İlgili Sözleri           (En büyük günah) Allah seni yaratmış iken, O’na ortak koşmandır.(Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 130)

 Allah (z.c.hz.)leri buyurur: “Bir adam bilse ki Ben kudret sahibiyim, günahları affederim. O şirk etmedikçe, Ben onu affederim.” (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 329/1)

 Bana göre, sizin için deccalden daha ziyade korktuğum şeyi haber vereyim mi? O, gizli şirktir ki, kişinin kalkıp adamın makamına gösteriş için amel etmesidir.(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 163/6)

 Şirk ümmetimde düz taşta karanlık gecede karıncaların gezinişinden daha gizlidir. Alameti, adaletsizlikten dolayı muhabbet, ve adaletten dolayı da buğz etmektir. Ve Din, Allah için sevgi ve Allah için buğzdan başka nedir? Allah Teala buyurdu ki:”Eğer siz Allah’ı seviyorsanız Bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin.(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 215/16) 

  

 Peygamber Efendimiz’in Birlik, Beraberlik, Tesanüdle İlgili Sözleri Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar. (Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)

 Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz. (Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, s. 315)

 İman bağlarının en sağlamı Allah için dostluk, Allah için düşmanlık, Allah için sevgidir.(Kütüb-i Sitte, 10. cilt, s.141)

 Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.(Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74-75)

 Hz. Ebû Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir (sevmemektir).” (Kütüb-i Sitte, 10. cilt, s.140; Ebû Dâvud, Sünnet 3, 4599)

 Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İki kardeş (iki arkadaş) iki el gibidir, biri ötekini yıkar. (İhya’u Ulum’id-Din Huccetü’l-İslam, İmam Gazali, cilt. 2, s.365)

 Ebu Musa’dan (şöyle demiştir): Peygamber (S): “Mü’min ile mü’min (birbirine karşı) duvar gibidir, birbirini sımsıkı tutarlar” buyurdu da bunu söylerken parmaklarını birbirine geçirip sımsıkı kilitledi. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 2 syf.569)

 Ebu Musa (el-Eş’ari-R)’dan rivayet edilmiştir: Peygamber (S) ” Mü’minin mü’mine dayanışması, parçaları birbirine bağlayıp kuvvetlendiren bina gibidir” buyurdu. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987)

 “Allah’a ve son güne iman etmekte olan kimse komşusuna eza etmesin”. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 13 syf.6009)

 Ebu Hureyre şöyle demiştir: Rasulullah (S) şöyle buyurdu: “Allah’a ve son güne iman etmekte olan kimse konuklarına ikram etsin. Yine Allah’a ve son güne iman etmekte olan her kişi hayır söylesin yahud sussun”. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 13 syf.6009)

 Ebu hureyre’den haber verdi ki, Peygamber (S) şöyle buyurmuştur: “Sizleri zandan sakındırırm. Çünkü zanla söylenen sözler yalanı daha çok olandır. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayınız, hususi ve mahrem hayatınızı da araştırmayınız. Birbirinize hased etmeyiniz, birbirinize arkanızı çevirip küsmeyiniz, birbirinize buğz ve düşmanlık da etmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, birbirinizle kardeşler (mesabesinde) olunuz!”. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 13, syf.6046)

 “Kim bir işe girişmek ister de o hususta Müslüman biri ile musavere ederse Allah onu işlerin en doğrusunda muvaffak kılar.’ (Alauddin Aliyyu’l-Muttaki, a.g.e. 3, 409, Kütüb-i Sitte, 16. Cilt)

 “Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yer tüketir.” (Ebu Davud, Edeb 52, kütüb-i sitte, 6.cilt s. 325)

 “Kim dünyada bir müminin ayıbını örterse, kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter.” (Ukbe r.a. Kütüb-i Sitte, 1.cilt, sf. 368)

 “Kardeşini güler yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su vermen de birer maruftur.” (Tirmizi, Hz. Cabir’den rivayet etti, Kütüb-i Sitte2. Cilt)

 

…Ebu Hüreyre (Radiyallahü anh)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

 “Kim bir müslümandan dünya kederlerinden bir keder giderirse Allah ondan ahiret günü kederlerinden bir keder giderecektir. Kim de müslümanı örterse Allah onu dünya ve ahirette örtecektir. Ve kim bir fakir borçluya kolaylık gösterirse, Allah ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterecektir. Kul, (din) kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımcısıdır. Kim bir yola giderek onda ilim ararsa, bu çalışması sebebi ile Allah ona Cennet’e giden bir yolu kolaylaştıracaktır. Allah’ın evlerinden birisinde toplanıp Kur’an okuyarak onu birbirlerine öğreten her cemaatı melekler ziyaret eder, onların etrafından dönerler, o toplumun üzerine iç huzuru ve rahatı iner, ilahi rahmet onları kaplar, katında bulunan melekler yanında Allah onları (övgü ile) anar. Ameli yüzünden geri kalan bir kimse nesebi (nin şerefi) ile sür’at alamaz.” (İbni Mace/ 1. cilt/ syf.389) 

                    Peygamberimiz (sav)’in Tevekkülle ilgili sözleri           Ebû Hureyre (r.a.) Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “Kuvvetli mü’min, Allah Katında zayıf mü’minden daha hayırlı, (daha üstün) ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış. Allah’dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına birşey gelirse, ”Eğer (keşke) şöyle yapsaydım, şöyle olurdu!” diye hayıflanıp durma. ”Allah’ın takdiri bu. O, ne dilerse yapar.” de. Çünkü “eğer (keşke)” kelimesi, şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.”  

 (Müslim, Kader 34. Tercüme: İsmail L. Çakan, Hadislerle Gerçekler, Erkam Yayınları, İstanbul 1990, s.231)

 “Birşey istediğin zaman yalnız Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman Allah’tan dile. Şunu iyi bil ki bütün yaratılmışlar elbirliği ile sana bir menfaat bahşetmek isteseler, Allah’ın sana yazdığından daha fazlasını bağışlayamazlar. Yine yaratılmışların tümü elbirliği ile sana bir zarar vermek isteseler, Allah’ın sana takdir ettiğinden fazlasını yapamazlar.” (Tirmizi, Sünen, fi sıfati’l-Kıyame, 60)

 “Ey Ebû Hureyre! Allah’tan başka hiçbir şeye ümit bağlama. Allah’a tevekkül eyle. Bir arzun varsa Allah Teâlâ Hazretleri’nden iste. Allah-ü Teâlâ’nın âdet-i ilâhiyyesi (işi, kânunu) şöyledir ki; herşeyi bir sebep altında yaratır. Bir iş için sebebine yapışmak ve sonra Allah Teâlâ’nın yaratmasını beklemek lâzımdır. Tevekkül de bundan ibârettir.”  

 (Hadis-i şerif-Ey Oğul İlmihali, http://www.kuranikerim.com/dini_sozluk/ds_t3.htm)

 “Üzülme, Allah bizimledir.” (Bera Ibnu’l Azib r.a. Kütüb-i Sitte, 16. cilt, Sf. 200)

 “Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır ! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır, başkasına değil : Ona memnun olacağı birsey gelse şükreder, bu ise hayırdır: bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır.” (Suheyb Ibnu Sinan r.a. kutub-ı sıtte, 2. Cilt , Sf. 208)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Tevazu ile İlgili Sözleri 

Allah için mütevazi olanı Allah yüceltir. Böbürleneni Allah alçaltır. Allah’ı çok ananı Allah sever.(İbn Mace İhya’u Ulum’id-Din Huccetü’l-İslam, İmam Gazali, cilt. 4, s.655)

 Allah Teala Hazretleri güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise hakkın ibtali (hükümsüz bırakılması), insanların tahkiri (hor görülmesi)dir. (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 24)

 Kişi kendisini halktan büyük görüp uzak tuta tuta cebbarlar arasına kaydedilir de, onların başına gelen musibete duçar olur. ((Tirmizi, Birr 61, (2001); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.28) )

 İnsanlar ya cehennem kömüründen başka bir şey olmayan ölmüş ecdadlarıyla övünmekten vazgeçerler, yahut da Allah katında, burnuyla pislik yuvarlayan Mayıs böceğinden daha adi bir dereceye düşerler. Allah Teala Hazretleri sizden cahiliye kibirini temizledi. Artık o, muttaki bir mümin veya bedbaht bir facirdir. İnsanların hepsi Hz. Adem’in evlatlarıdır. Adem ise topraktan yaratılmıştır. (Ebu davud, Edeb 120, (5116); Tirmizi, Menakıb (3950, 3951); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.29)

 Bir adam nefsinin hoşuna giden birtakım elbise içinde saçları da yapılmış olarak giderken yürüme sırasında kibire düşmüştü ki, birden yere battı. Kıyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek. (Buhari, Libas 5; Müslim, Libas 49, (2088); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 32)

 “Allah Teala hazretleri, bana: Mütevazi olun, öyle ki, kimse kimseye zulmetmesin, kimse kimseye karşı böbürlenmesin.” (Iyaz Ibnu Himar r.a.: Ebu Davud, Edeb 48, Kütüb-i Sitte, 16. Cilt , sf. 360)

 …Malik’e İbn Umer’den şöyle haber veriyorlardı: Rasulullah (S): “Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen kimseye Allah (merhamet bakışı ile) bakmaz” buyurmuştur. (Sahih-i Buhari, Cilt 13, syf.5846)

 …Harise ibnu Vehb el-Huzai şöyle demiştir: Ben Peygamber(S)’den işittim: “Size cennet ehline delalet edip bildireyim: Her zaif olan insanlar tarafından zaif görülen (mütevazı’) mümindir. O şayet Allah bir şey üzerine yemin etse, Allah muhakkak onu yemininde gerçek çıkarırdı. Size cehennem ehlini de bildireyim: Onlar da her katı yürekli, kibirli ve hileci, ululuk taslayan kimselerdir.” buyuruyordu. (Sahih-i Buhari, Cilt 14, syf.6537)

 … Ebu Said(-i Hudri) (r.a.)’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir: “Kim Allah Sübhanehu (rızası) için bir derece tevazu (alçak gönüllülük) ederse Allah o kimseyi buna karşılık olarak bir derece yükseltir. Kim de Allah (rızası) hilafına bir derece kibirlenirse Allah bu kimseyi kibirlenmesine karşılık olarak bir derece alçaltır ki, nihayet onu aşağıların en aşağısında kılsın.” (Mace Cilt10, Syf.448)

 … Iyaz bin Himar (r.a.)’den rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.) onlara bir konuşma yaparak şöyle buyurmuştur:“Allah (Azze ve Celle): Birbirinize karşı alçak gönüllülük ediniz ki hiç kimseye üstünlük taslamasın, diye bana vahiy etti.” (Mace Cilt10, Syf.453) 

                    Peygamber Efendimiz (sav)’in İman ile İlgili Sözleri 

Sana, arşın altından, cennet hazinelerinden bir söze delalet edeyim mi? Şöyle dersin: “La havle vela kuvvete İlla Billah” (Allah’tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.) O zaman Allah buyurur ki: “Kulum teslim oldu ve selamet buldu.” (Ramuz el-Ehadis-1, s. 166/3)

 Allah’tan başka ilah yoktur, o tektir, şeriksizdir. Arz ve semanın mülkü O’na aittir. Bütün hamdler O’nadır, O herşeye kadirdir.” de… Taşlanmış şeytandan Allah’a sığın. (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 311)

 Ebu Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!” (Müslim, îman 93-94. Ayrıca bk.Tirmizî, Et’ime 45, Kıyamet 56; İbni Mace, Mukaddime 9, Edeb 11)

 Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

 “İman, kalben bilip tasdik etme, dil ile söyleyip ikrar etme, beden uzuvlarıyla da amel etmektir.” (Hz. Ali r.a. Kütüb-i Sitte, 16. Cilt , Sf. 492)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Yalandan Kaçınmak ile İlgili Sözleri 

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah Katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah Katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.(Buhârî, iEdeb, 69; Müslim, Birr, 103-104)

 Allah Teala’nın yevm-i kıyamette en mebğuz mahluku yalancı ve kibirlilerdir ve bir de din kardeşlerine karşı içlerinde buğz saklayanlardır, siz bunlara mülaki olursanız siz de onlar gibi davranın. Bunlar Allah ve Resulüne itaate çağrılsalar gayet ağır davranırlar, şeytanın yoluna ve emrine çağrılsalar süratle icabet ederler. (Mehmed Zahid Kotku, Hadislerle Nasihatlar, Cilt 1, s. 45)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in İslam Dini ile İlgili Sözleri 

Din kolaydır. Kimse dine karşı şedid olamaz. Zira dine mağlub düşer. (Yani dinin kolaylığına intibak etmeli. Sıkı tutayım diyen aciz kalır.) Hattı hareketinizi doğrultun, (hududa) yakın olun. (Ramuz El-Hadis, 1. Cilt, s.98)

 Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin.” (Hz. Said ibni Ebu Berde r.a.) (Ramuz El-Hadis 2. Cilt, s. 510)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Kader ile İlgili Sözleri          “Bir nefse takdir edilmiş şey mutlaka olur !” (Hz. Cabir r.a. Kütüb-i Sitte, 16. Cilt, Sf. 499)

 “Kul, hayır ve şerriyle, tatlı ve acısıyla kadere inanmadıkça imanın halavetini bulamaz.” (Hz. Enes r.a. Kütüb-i Sitte, 2. Cilt sf. 133)           

          Peygamber Efendimiz (sav)’in Ölüm ile İlgili Sözleri 

“Ölümü en çok zikreden ve kendilerine gelmezden önce onun için en iyi hazırlığı yapanlardır. İşte akıllılar bunlardır.” (Hz. Enes r.a.: Ibnu Mace, Zuhd 31, Kütüb-i Sitte, 16. Cilt , Sf. 330)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Cennet ile İlgili Sözleri 

Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler… (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6)

 Cennette, yay kadar bir yer, Güneş’in üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır. (Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2)

 Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferandır…((Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6)

 Sana, arşın altından, cennet hazinelerinden bir söze delalet edeyim mi? Şöyle dersin: “La havle vela kuvvete İlla Billah” (Allah’tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.) O zaman Allah buyurur ki: “Kulum teslim oldu ve selamet buldu. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 166/3)

 Ehli cennetin en aşağı dereceli olanının cennetteki mülkünü temaşası (seyretmesi, gezmesi) iki bin sene sürer ve bu mülkün en uzak kısmını en yakını gibi görür… (Ramuz el-Ehadis-1, s. 113/8)

 Eğer cennette olan şeylerden bir tırnaklık miktar görünseydi yer ile gök arasını süse boğardı. Eğer cennet ehlinden bir adam görünüp bileziklerini gösterseydi, Güneş’in yıldızların ışıklarını bastırdığı gibi Güneş’in ışığını bastırırdı. ((Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10096)

 Ehli cennetin ziynetleri, abdest suyunun eriştiği abdest yerlerini bulur. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 247/7)

 Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek inci, meşrık (Doğu) ile mağrib (Batı) arasını aydınlatır. ((Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Güzel Ahlakla İlgili Sözleri 

Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır.” (Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mace, Fiten 12)

 Rivâyete göre, Nebî Salla’llahu aleyhi ve sellem’e bir kişi: Yâ Resûlu’llah! Bana nasîhat buyur, temennîsinde bulundu. Resûl-i Ekrem: Gazablanma (titizlenme sakın.) buyurdu. Bunun üzerine o kişi, Resûl-i Ekrem’e tekrar tekrar nasîhat temennîsinde bulundu (her def’asında) Resûl-i Ekrem: Gazablanma, buyurdu.((Ebu Hureyre, http://www.hadis.org/modules.php?name=es-Sahih)

 Rabbim bana dokuz şey emretti: Gizli halde de aleni halde de Allah’tan korkmamı, öfke ve rıza halinde de adaletli söz söylememi, fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı, benden kopana da sıla-ı rahim (dostluk) yapmamı, beni mahrum edene de vermemi, bana zulmedeni affetmemi, susma halimin tefekkür olmasını, konuşma halimin zikir olmasını, bakışımın ibret olmasını, marufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi. (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)

 Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.(Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)

 Her nerede olursan ol Allah’tan ittika et ve kötülüğün arkasından iyilik yap, bu onu yok eder. İnsanlara iyi ahlakla muamele et.(Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 328)

 “İnsanlara güzel ahlakla muamelede bulun.

(İbni Kesir, Sire, 4:194-195; Salih Suruç, Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1998, s.507)

  Peygamberimiz (sav), Yemen’e gönderdiği elçilerine şunları tavsiye etmiştir: “Sirke balı bozduğu gibi, kötü huy da ameli ifsad eder.”

(İbn Hıbban; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111)

  Müminin şerefi dini, asaleti güzel ahlakı, mürüvveti de aklıdır.(İbn Hıbban, Hakim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111-112)

 Rıfk (yumuşaklık, mülayimlik) bir şeye girdi mi, onu mutlaka tezyin eder, bir seyden de çıkarıldı mı, onu mutlaka kusurlu kılar.(Kütüb-i Sitte, Prof. Dr. İbrahim Canan, cilt 7, s. 292)

 “ Allah’a takva ve güzel ahlak.” (En ziyade neyin insanları cennete sokacağını soruyorlar.) (Tirmizi, Birr 62, kutub-ı sıtte, 16. Cilt , sf. 329)

 Ruhumu kudret altında tutan Allah’a yemin ederim ki cennete sadece güzel ahlak sahipleri girer.

Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.792

  Müminin mizanında en ağır basacak şey güzel ahlaktır. Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan kimseye buğz eder” G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 15/9

 İmanın kemali, güzel ahlakladır. G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 344/4

 Güzel ahlak hataları eritir. Suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak ta ameli bozar. Sirkenin balı bozduğu gibi. (Hz.İbni Abbas r.a.) Ramuz el-Hadis s.215

 “Sizler insanları mallarınızla memnun edemezsiniz, onları güzel yüz ve güzel huyla hoşnut edersiniz.” Bezzar, Ebu Yala, Taberani; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111

 “Allah Teala kolaylık gösteren ve güler yüzlü kişiyi sever.” Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998,, s.444

 “Her nerede olursan ol Allah’tan ittika et ve kötülüğün arkasından iyilik yap, bu onu yok eder. İnsanlara iyi ahlakla muamele et.” (Hz. Ebu Zerr r.a. : Tirmizi, Birr 55 Kütüb-i sitte, 16. Cilt , sf. 328) 

 “Yiyiniz, tasadduk ediniz, giyiniz. Fakat bunları yaparken israfa ve tekebbüre kaçmayınız”. (Ibnu Amr Ibni’l-As r.a. : Nesai, Zekat 66 : Buhari, Libas 1, Kütüb-i sitte, 16. Cilt Sf. 361)

 “(Şaka sırasında da olsa) haktan başka birşey söylemem.”(Musned-i Ahmed, 2,340 : Tirmizi, Birr 57 Kütüb-i Sitte, 16. Cilt)

 …Abdullah ibn Umer şöyle demiştir: Bir kimse Peygamber (S)’e: Ben alışveriş işlerinde aldatılıyorum, dedi. Peygamber de ona: “Sen bir şey satın almak istediğin zaman: (İslam’da) aldatma yoktur, de” buyurdu. Bundan sonra artık o zat bu sözü söyler oldu. (Sahih-i Buhari, Cilt 5, syf.2225)

 …Enes bin Malik (Radiyallahü anh)’den:Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:“Sizin hiç biriniz kendi nefsi için arzuladığını (din) kardeşi için de – yahut buyurdu ki komşusu için de - istemedikçe (tam) iman etmiş olamaz.”(İbni Mace/ 1. cilt/ syf.113)

 … Cerir bin Abdillah el-Beceli (r.a.)’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir: “Kim yumuşaklıkla muamele etmekten mahrum olursa hayırdan mahrum olur. (Mace Cilt 9, Syf.475)

 “… Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre; resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.İslam dinine erdirilen, yetecek derecede rızkı verilen ve buna kanaatkar olan kimse muhakkak felah bulmuştur.” (Mace Cilt10, Syf.415)

 … Amr bin Şüayb’in dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir:“Yeyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz, buna israf ve kibir karışmadıkça.” (Mace Cilt 9, Syf.385)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Sevgi, Merhamet ve Adalet ile İlgili Sözleri 

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Biriniz kardeşinin ahlakını (Allah için) seviyorsa bunu kendisine söylesin.(Kütüb-i Sitte, 10. cilt, s. 135; Ebû Dâvud, Edeb 122, (5124); Tirmizi Zühd 54, (2393))

 Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah’ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz. (Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 4. cilt, s.594)

 Resulullah bir kere dua ederken şöyle buyurdu: “Ya Rabbi! Bana Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini ve beni Senin sevgine yaklaştıracakların sevgisini ihsan eyle ve Kendi sevgini bana hararetten, susuzluktan yananların, soğuk suya kavuşmasını istemelerinden sevgili kıl.(İmam Gazali, Kimya-yı Saadet, s. 594 ((2) VI/253) ((5) VI/253)

 Kalbinin yumuşamasını sever misin? Yetime merhamet et, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar. (Ramuz El-Ehadis, Musannif Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Mütercim: Abdülaziz Bekkine, cilt 1, 11-9)

 “ Kardeşini güler yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su vermen de birer maruftur.” Tirmizi, Hz. Cabir’den rivayet etti kutub-ı sıtte, 2. Cilt

 “ Mümin kişi, diğer mümine karşı duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler.” (Nesai kutub-ı sıtte, 2. Cilt , Sf. 374)

 Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah’ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz. Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 4. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.594

 Allah uğrunda birbirine muhabbet eden kimseler, O’nun gölgesinden başka gölge olmayan günde, O’unu Arş-ı Alâsının gölgesindedirler. Kendilerine nurdan kürsüler kurulur. Onların Rableri ile olan meclislerine, Peygamberler, sıddıklar ve şehidler bie imrenirler. (Hz. Muaz İbni Cebel r.a.) Ramuz El-Hadis s.233

 “Mümin kendisi için sevdiğini kardeşi için de arzular.” Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 152

 “Hediyeleşin, birbirinizi sevin. Birbirinize yiyecek hediye edin. Bu, rızkınızda genişlik hasıl eder.” Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.239

 “Ziyaretleşin, hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye de kalpteki kötü duyguları söker atar.” Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.239

 “Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.” Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 315

 “Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah’a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın.”

Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 425

  Mü’minler birbirlerine muhabbetli ve hayırlıdır, evleri ve bedenleri ayrı olsa da. Facirler ise birbirlerini aldatıcıdırlar. Evleri ve bedenleri toplu olsa da. Ve birbirleriyle mücadele ederler. (Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis s.233

 Merhamet edin, merhamet olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar etmeyenlere. G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 70/10

 Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin. Hz. Said İbni Ebu Berde; G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 510/5

 Allah yoluna birbirlerini sevenler, arşın gölgesinden başka gölge olmayan o günde, arşın gölgesindedirler. Nurdan münberler üzerinde. Onların mekanlarına Nebiler ve Sıddıklar gıbta ederler. (Hz. Muaz r.a.) Ramuz El-Hadis s.233

 Allah yolunda muhabbet edenler, Arşı Alâ etrafında yakuttan kürsüler üzerinde olurlar. (Hz. Ebu Eyyub r.a) Ramuz El-Hadis s.233

 “Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.” Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317

 “Fakirleri seviniz ve onlara yakın olunuz. Siz onları severseniz, Allah da sizi sever. Siz onlara yakın olursanız, Allah da size yakın olur. Siz onları giydirirseniz, Allah da sizi giydirir. Siz onları yedirirseniz, Allah da sizi yedirir. Siz cömert olunuz ki, Allah Teala da size karşı cömert olsun.” G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 17/15

 “Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye sevk etmiştir.” Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 357

 Mü’min alicenaptır ve kerimdir (Hüsnü zannı sebebile aldanır). Facir ise hilekardır. (Hz. Ebu Hüreyre r.a.) Ramuz El-Hadis s.230

 Mü’min her halinde hayır üzerindedir. Ruhu, Allah Azze ve Celleye hamd eder olduğu halde, iki yanı arasında kabzolunur. (Hz.İbni Abbas r.a.) Ramuz El-Hadis s.230

 Mü’min omuzları yumuşak kimsedir (iyi geçimlidir). O din kardeşine rahatlık verir. Münafık ise uzak durur. Ve kardeşine sıkıntı verir. Mü’min selâm vermekte atılgandır. Münafık ise bakar ki 0nce kendisine versinler. (Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis s.230

 Maruf (iyilik) cennet kapılarındandır. Ve fena ölümü defeder. İyilik ismi gibi iyidir. Ve dünyada iyilik adamı olan ahirette de iyilik ehli olur. (Hz.İbni Şihab r.a.) Ramuz El-Hadis s.236

 “Ey insanlar dikkat ediniz! Rabbiniz tektir. Arabın, Arab olmayana, Arab olmayanın Arab’a, siyahın kırmızıya, kırmızının siyaha, takvadan öte, hiçbir üstünlüğü yoktur. Şüphesiz Allah Teala katında en üstününüz, Allah Teala’dan en çok korkanınızdır.” Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 5/411

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Sabırla İlgili Sözleri 

“…Yanımda bulunan hayırdan (yani maldan) hiçbir şeyi sizlerden alıkoymuyorum. Şu muhakkak ki, kim (istemeyip) iffetli kalmak isterse, Allah onu iffetli kılar. Kim de sabretmeye çalışırsa, Allah ona da sabır ihsan eder. Kim insanlardan müstağni olmak isterse, Allah onu müstağni kılar. Sizlere sabırdan daha hayırlı ve sabırdan daha geniş hiçbir atıyye asla verilmemiştir!” buyurdu. (Sahih-i Buhari, Cilt 14, syf.6401)

 … Sen, yakini bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var. Şunu da bil ki nusret sabırla birlikte gelir, kurtuluş da sıkıntıyla gelir, zorlukta da kolaylık vardır, bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamayacaktır. Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 315Sabır imanın yarısı, yakin de imanın tamıdır. (Hz.İbni Mes’ud r.a) Ramuz El-hadis s.217

 Haya zinettir. Takva’da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. İbtila halinde insanın musibetinin berteraf olmasını Allah’tan beklemek ibadettir. (Hz.Cabir r.a). Ramuz El-Hadis s.204

 Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır. Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 208           

          Peygamber Efendimiz (sav)’in Kuran ve Sünnet ile İlgili Sözleri 

Muhakkak ki, en güzel söz Allah’ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)’in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılandır.(3. Buhârî, I’tisam 2, Edeb70)

 Her çalışanda bir şevk mevcuttur, her şevkin de bir sonu vardır. Kimin şevkinin sonu sünnetimde kalırsa doğru yoldadır. Kim de hata eder (sünnetimin haricinde kalır) ise o da sapıtmıştır.” (Kütüb-i Sitte, Hadis No: 83)

 Ebü Rukayye Temîm İbni Evs ed-Darî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: “Din nasihattir” buyurdu. Biz kendisine: Kimin için nasihattir? dedik. Peygamber Efendimiz: “Allah, Kitabı, Resulü, mü’minlerin yöneticileri ve tüm müslümanlar için nasihattir” buyurdu. (Müslim, İman 95. Ayrıca bk. Buhari, İman 42; Ebü Davüd, Edeb 59; Tirmizî, Birr 17; Nesaî, Bey’at 31, 41)

 Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir. (Buharî, Fezailü’l-Kur’an 21)

 Kim bana itaat ederse, muhakkak ki Allah’a itaat etmiştir. Kim de bana isyan ederse muhakkak ki Allah’a isyan etmiştir. (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 482)

 Kuran, Allah Azze ve Celle’nin kelamıdır. Öyle ise Kuran sahibi, Rabbinin, yasak ettiklerini yapmamak sureti ile ona tazim (hürmet) etsin. (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/10)

 Kim ki Kuran’ı öne alırsa, Kuran onu cennete götürür. Kim de arkasına bırakırsa onu da cehenneme sürer. (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/9)

 Ey kavmim, ağır olunuz. Sizden evvelki ümmetler, bu yaptığınız şeyle helak oldu. Peygamberlerine karşı ihtilafları sebebi ile ve kitaplarının bazısını bazısına karıştırmaları sebebi ile. (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 450/10)

 Hz. Peygamber (sav), “size emrettiklerimi yerine getirin, yasaklarımı da gücünüz yettiğince terk edin” buyurmuştur. (Müslim, sf. 412; İbn Mace, Mukaddime, 1)

 Efendimiz (sav) sünnetine uyulmasını emrettiği gibi, kendi ashabına da uyulmasını emir buyurmuştur: “İçinizde benden sonra yaşayanlar birçok ayrılıklara şahit olacaktır. Size sünnetimi, hidayete erdirilmiş, doğru yolu bulmuş halifelerinin sünnetini (yolunu) tavsiye ederim. Ona sımsıkı sarılın, adeta dişlerinizle tutun, sonradan çıkacak şeylerden sakının. Çünkü her uydurma bidat, her bidat sapıklıktır.” (Ebu Davud, Sünne, 5) 

  “Ümmetimin fesad zamanında, unutulmuş sünnetlerimden birini ihya edene yüz şehid sevabı verilir” (İbn-i Mace)

 Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Resulü’nün sünneti.Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 328

 “Kim ki Kuran’ı öne alırsa, Kuran onu cennete götürür. Kim de arkasına bırakırsa onu da cehenneme sürer.” G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/9

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Duayla İlgili Sözleri 

Peygamber Efendimiz Allah’a kendisine güzel bir ahlak ve iyi bir huy vermesi için dua ettiği şöyle belirtilir: “Allah’ım! Yaratılışımı ve ahlakımı güzelleştir. İlahi! Beni ahlakın kötülerinden uzaklaştır.” (Tırmizi, İmam Ahmed ve Hakim’den; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 789)

 … Bir şey isteyince Allah’tan iste. Yardım talep edeceksen Allah’tan yardım dile. Zira kullar, Allah’ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah’ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar. Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 314

 İcabetten emin olarak Allah’a dua edin. Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 327

 Dua ibadetten ibarettir. Allah buyurur ki: “Bana dua edin, Ben size icabet edeyim” (Hz.Numan İbni Beşir r.a.) Ramuz El-Hadis s.207

 Dua, mü’minin silahıdır ve dinin direğidir. Göklerin ve yerin nurudur. (Hz.Ali r.a.) Ramuz El-Hadis s.207

 Ebu Musa el-Eş’ari’den şöyle tahdis etti: Peygamber (S) şu dua ile dua ederdi:……… “Ey Rabbim! Benim günahımı, bilgisizliğimi, her işimde israfımı ve benden daha iyi bilmekte olduğun kusurlarımı mağfiret eyle! Ya Allah! Benim hatalarımı, kasdımla ve bilgisizliğimle işlediklerimi, şakalarımı mağfiret eyle! Bunların hepsi bende vardır. Ya Allah! Evvelden yaptığım, sonradan yapacağım; gizlediğim, açığa çıkardığım bütün günahlarımı Sen mağfiret eyle! Öne geçiren ancak Sensin, sonraya bırakan da ancak Sensin. Sen her şeye gücü yetensin!)”. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 14 syf.6336)

 ” Ey kalpleri tesbit eden Rabbimiz ! Kalplerimizi dinin üzerine tesbit et.” (Nevvas Ibnu Sem’an el-Kilabi Kütüb-i Sitte, 16. Cilt , Sf. 536)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Oruç ile İlgili Sözleri          Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.(Buhari, İman 28, Savm 6; Müslim, Sıyam 203, Müsafirîn 175. Aynca bk. Ebu Davüd, Ramazan l, Savm 57; Tirmizî, Savm l. Cennet 4; Nesaî, Sıyam 39; İbni Mace, İkamet 173, Sıyam 2, 33)

 Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını da ben vereceğim”. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buharî, Savm 9; Müslim, Sıyam 163)

          

  

         Peygamber Efendimiz (sav)’in Temizlik ile İlgili Sözleri 

Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, Zira cennete temizler girer.(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 96/2)

 Câbir anlatır: “Peygamber salla’llahü ‘aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Hilâl eylemek dişleri arıtır, pâk eyler, diplerini sağlamlaştırır ve ağız kokusunu güzel eyler.” (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi,1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1996)